Arama Yap

E-Mail Bülteni

 


 





 




  











 


İstatistikler

Kategori:20
İçerik:490
İçerik Okunma:1516896
TARIM VE HAYVANCILIĞIN SORUNLARI MASAYA YATIRILDI. PDF Yazdır e-Posta

TARIM VE HAYVANCILIĞIN SORUNLARI MASAYA YATIRILDI.

Bölgemizin tarım, hayvancılık ve süt üretimi başta olmak üzere, güncel sorunları ile çözüm önerilerini tartışmak ve beklentileri ortaya koymak amacıyla; Biga Ticaret ve Sanayi Odası 5.Meslek Komitesi (Tarım, Hayvancılık Ürünleri Toptan ve Perakende Ticareti) organizasyonunda Biga belde ve köylerinde faaliyet gösteren tarımsal kalkınma ve üretim pazarlama kooperatifleri ile üretici birliklerinin yöneticilerinın katıldığı istişare toplantısı düzenlendi.

Biga Ticaret Borsası “Mümin Çalışkan” toplantı salonunda 16 Mart Çarşamba günü saat 11:00’de başlayan ve yaklaşık iki saat süren toplantıya Biga TSO Başkanı Şadan Doğan, Biga Ticaret Borsası Başkanı Mesut Okyay, Biga Ziraat Odası Başkanı Beytullah Elmacı, Biga İlçesi Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Feridun Şeker, S.S.Çanakkale Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği Başkanı Vedat Tekin, Çanakkale Tarım Kooperatifleri Birliği Biga Şube Başkanı İbrahim Kahraman Soydan, KÖY-PA Tarım Ürünleri Üretim ve Pazarlama Kooperatifleri Birliği Başkanı İsmail Özbek, Holstein Irkı Damızlık Süt Sığırı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İsmail Emek, Biga TSO yönetim kurulu ve meclis üyeleri, Biga TSO 5’nci Meslek Komitesi Başkanı Aylah Güney ile TSO üyesi 51 kooperatif yöneticisi ve basın mensupları katıldı.

Toplantının açılışında “Biga Hayvancılığı ve Geleceği” adlı bir sunum yapan Biga Ticaret ve Sanayi Odası 5.Meslek Komitesi Başkanı Ayhan Güney, sunumunda; “Biga tarım ve hayvancılığı için stratejik ürün süttür. Süt hergün düzenli üretilmesi gereken, üretilmesi sırasında tarla tarımıyla doğrudan bağlantılı olan ve her ay bedelinin düzenli ödenmesi nedeniyle dinamik ve kırsal kesim ile şehir merkezi için hayati öneme sahip bir üründür. Bu stratejik üründe Biga ilçesi yakın zamana kadar mukayeseli üstünlüğe sahip, ülkemizin birkaç ilçesinden biriydi. Bu mukayeseli üstünlüğümüzü doğuran sebepler;

-Kırsal nüfusumuzun görece olarak yüksek olması,

-Köy sayımızın görece yüksek olması,

-Süt kalitemizim görece yüksek olması,

-Süt ihalesinin, dolayısıyla fiyatın belirlendiği bir ilçe olması,

-Örgütlenmenin yüksek düzeyde oluşu,

-Hayvan yetiştiriciliğinde uzmanlaşmış olmamız,

-Verimli tarım arazileri sayesinde kaba yem ihtiyacımızın karşılanabilmesi, soğuk zincir, büyük firmaların bölgeden süt alması vs….

Fakat son yıllarda yaşadığımız bazı gelişmeler bizim söz konusu mukayeseli üstünlüğümüzü kaybetme riskiyle bizleri karşı karşıya bırakmıştır. Bunları majör (Ana sebepler) ve minör (Diğer-tali sebepler) olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür.

Mukayeseli üstünlüğün karşısındaki majör tehditler: İhale sisteminin kalkması ve süt fiyatının ulusal süt konseyi tarafından belirlenmesi, Girdi fiyatlarının yüksek olması(Mazot, Gübre, Yem), Süt fiyatlarının düzenli-istikrarlı bir şekilde artmaması, Sanayi tesislerimizin hızla artması sonucu alternatif çalışma alanlarının ortaya çıkması, Genç nüfusun hayvancılıkla uğraşmaması, Sanayileşme ile kırsal kesimde hane halkının azalması, Sosyolojik nedenler,

Mukayeseli üstünlüğün karşısındaki minör tehditler: Büyük firmaların bölgeden ayrılması, Kalitemizi bir üst basamağa çıkaramamamız, Bakım ve besleme problemlerinde yeterince iyileştirme yapamamamız, Kooperatiflerimizin kurumsallaşmada başarısız oluşu, Tarım örgütlerimiz arasında yeterli iletişimin olmaması, bunun sonucunda politika üretilememesi, Pazarlama kanallarında üretici örgütlerinin olmaması, Bölgeye özgü markalaşmış süt ve et ürünlerimizin olmaması, Alternatif ürünler konusunda yeterli araştırma yapılamaması vs…

Bütün bunların sonucunda; Kırsal kesimin geliri ve yaşam kalitesi düşmekte yada yerinde saymaktadır, buna sosyolojik nedenlerin eklenmesi şehir yaşamına entegrasyon ihtiyacını tetiklemektedir, Sanayi tesislerinde artan oranda kırsal kesimden gelen gençler çalışmaya başlamaktadır, bu noktada önemli olan tarımdan aktarılan nüfusun nitelikli halde aktarılmasıdır, bu ciddi şekilde sorgulanmalıdır, Biga çiftçilik mesleğinden ama özellikle hayvansal üretimden hızla uzaklaşmaktadır.

Süt ve Süt Ürünleri Üretimi ve Biga’nın durumu: Ticari süt işletmelerince Eylül ayında 681 bin 487 ton inek sütü toplandı. Toplanan inek sütü miktarı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,1 arttı. Eylül ayında ticari süt işletmeleri tarafından içme sütü üretimi 105 bin 834 ton olarak gerçekleşti. Eylül ayında ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü yağ oranı ortalama %3,4, protein oranı ise ortalama %3,2 olarak tespit edildi. Yıl içinde aylar itibariyle artış %2,5-%5 oranında gerçekleşmekte. İlçemizdeki süt üretiminin yıllara göre değişimi Türkiye’nin değişimine uymamaktadır

2007 yılından itibaren yapılan hesaplamalara göre süt üretimimiz yıllar geçtikçe hızla düşmektedir. İstatistiki hesaplama modelleri uygulanarak gelecek projeksiyon hesaplandığında 2020 yılında süt miktarımız 200 Ton/Gün civarına oturacaktır.

Başta belirttiğimiz süt hayvancılığının yapısı düşünüldüğünde bu durum bölge tarımı ve sosyal doku açısından en hafif ifadeyle felaket demektir.

Biga İlçesi Günlük Süt Üretim Miktarı ve Gelecek Projeksiyonu; Kayıtlarda yer alan 96 yerleşim merkezinden 56’sında süt miktarı azalmıştır. 40 merkezde süt miktarı aynı kalmış ya da artmıştır. Son günlerde kooperatifler üzerinde süt soğutma primlerinin düşürülmesine yönelik baskı özellikle süt miktarı düşük kooperatiflerin maddi yönden zor durumda kalmasına sebep olacaktır. Ülkemizde firmaların süt tedarik problemi olmayıp tüketimle ilgili olan ve giderek kronikleşen bir problem vardır.

Doğru olan ne ve ne yapmalı? Bilimsel veriler kullanılarak bölge ve geleceği analiz edilmelidir… Var olan yerel ve ulusal strateji planları ayrıntılı olarak incelenmeli ve kendimize özgü bir yol haritası oluşturulmalıdır, Bölgenin mukayeseli üstünlüğünü kaybedilmemesi için hayvansal üretimin mutlaka devam ettirilmesi gerekir. Bu sosyal dokunun korunması için elzemdir,

Sanayi mi? Tarım mı? İkilemi terkedilip Sanayi ve Tarımın entegre olduğu ve barışık bir şekilde geliştiği bir yöre için çalışılmalıdır, Kooperatiflerin kurumsal kapasitesi mutlaka artırılmalıdır, Kooperatiflerin güçlü olmadığı ve pazarlama kanallarında aktif olmadığı bir Biga’da hiçbir tarım politikasının uygulanması mümkün değildir, Var olan sulama potansiyelimiz elimizdeki en büyük avantajlardan biridir bu havzalar düzgün idare edilmelidir. Burada sulama birliklerine önemli görevler düşmektedir, Hayvansal üretim başta olmak üzere bitkisel üretimde alternatif ürünler araştırılmalıdır…

Ancak herşeyden önemlisi, tarımın tüm paydaşlarının yani Borsa, Ziraat Odası, Birlikler( Sulama, Süt, Tarım ve Hayvancılık, Damızlık vs..) Veterinerler  vs….. içinde olduğu Biga Sivil Toplum Platformuna alternatif olmayan ancak onunla eş güdümlü çalışan başka bir platform kurulmalıdır. Böylece paydaşların konuşup, politika ürettiği, birbirini anlayarak İLETİŞİM VE KOORDİNASYON sağladığı bir ortam yaratılmalıdır.

Biga’nın geleceği Tarım ve Hayvancılık ile Sanayinin uyum içinde gelişmesine bağlıdır. Bunlardan her hangi biri yanlış bir düzlemde gelişecek olursa sosyal dokumuz bozulacak, amorf(Tanımlanamayan, ne olduğu belli olmayan) bir yapıya dönüşecektir.

Bunun önüne geçmek için mutlaka bir araya gelip ciddi ve acil bir şekilde konuşmamız ve konuşmaktan vaz geçmememiz ve daha sonrasında mutlaka ve vakit kaybetmeden eyleme geçmemiz gerekmektedir.

Genel sorunlar; Hatırlacayağımız üzere 2007/2008 de aynı olayları yaşamış ve yaklaşık 1 milyon ineğin kesilmesini izlemek durumunda kalmıştık. Bu da et fiyatlarını tetiklemiş ve dışarıdan et ithal etmiştik. Ulusal Süt Konseyi 2014 Temmuz ayından beri süt fiyatı 1,15 liradır. Bu rakamın üzerine bırakın maliyet artışını enflasyona göre artış olsa süt fiyatı bugün 1,35 lira olmalıydı. Buna rağmen şu anda süt fiyatları gerilemekte ve bazı bölgelerde 0,80 krş a kadar düşmektedir. Bu da üreticiyi maliyet altına düştüğü için ineklerini kesmek zorunda bırakmaktadır. Bu durumda üretici sanayiciyi, sanayici de perakende satıcıyı suçlamaktadır. Sanayici yüksek girdi maliyetlerini, perakendeciden uzun vade (4-5 ay) tahsilatı, kendisinin aylık ödeme yaptığını, ayrıca kredi faizlerinin yüksek olduğunu ve raf ömrü biten ürünleri toplamanın yaklaşık %8 civarı ek maliyet bindiğini savunmaktadır.

Yapılması gerekenler; En kısa vadede fazla süt, süt tozu haline getirilerek stoklar eritilmeli.  Okul sütü projesi hayata geçirilip tüm ülkede uygulanmalı.  Bol reklam ve kamu spotları oluşturularak ülkemizde süt tüketimini yükseltmeliyiz.” dedi.

 

En Son Haberler

Developed by JoomVision.com
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4
Slideshow Image 5
Slideshow Image 6
Slideshow Image 7
Slideshow Image 8

Web sitemizi nasıl buldunuz?

Web sitemizi nasıl buldunuz?
 


 

  

 

 

 









 


 



tobb hizmetleri hk


 



 

 

 

 

Copyright © 2011 Biga Ticaret ve Sanayi Odasi