Arama Yap

E-Mail Bülteni

 


 





 




  











 


İstatistikler

Kategori:20
İçerik:490
İçerik Okunma:1517042
"Biga TSO Başkanı Şadan Doğan Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Düzenlenen Toplantıya Katıldı." PDF Yazdır e-Posta

"Biga TSO Başkanı Şadan Doğan Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Düzenlenen Toplantıya Katıldı."

Biga Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Doğan 04 Ağustos 2016 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlenen istişare toplantısına katıldı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldiği Oda ve Borsa Başkanlarına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz’un en büyük kazanımı, milletimizin tüm fertleri ve kurumlarıyla, bu ihanet şebekesinin gerçek yüzünü görmesi, maskesini indirmiş olmasıdır. Milletimiz 15 Temmuz’da mesajını açık ve net bir şekilde vermiştir. Ne demiştir milletimiz? ‘Bizim bu ülkeden başka vatanımız yoktur. Ülkemizi bu sapıklara bırakmayacağız’ demiştir” şeklinde konuştu.

“RABBİM MİLLETİMİZİ BİR DAHA BÖYLE İMTİHANA TABİ TUTMASIN”

Türkiye’nin, 15 Temmuz hain darbe girişimini; sivili, polisi ve askeriyle 238 evladının şehadeti, 2 bin 197 evladının da yaralanmasıyla geride bıraktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara şifa dileyerek, “Milletimizin başı sağ olsun. Rabbim milletimizi bir daha böyle imtihana tabi tutmasın’ temennisinde bulundu.

Ülke ve millet olarak darbelerle, darbe girişimleriyle, terör eylemleriyle, ihanetlerle ilk defa karşılaşılmadığını ifade eden ve Türkiye’nin 93 yıllık Cumhuriyet tarihinde 2 darbeye, pek çok darbe girişimi ve muhtıraya, ASALA’sından PKK’sına, DHKP-C’sinden DAEŞ’ine pek çok terör örgütünün eylemlerine maruz kaldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu kadar çok saldırıya uğraması ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE BUNCA TEHDİDE MARUZ KALIP DİMDİK DURABİLMEYİ BAŞARDI”

Dünyanın pek çok ülkesinin terör eylemlerine, darbelere ve darbe girişimlerine maruz kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sığınmacı akınına uğrayan ülkeler yok mu? Var. Kendisine dünyanın önemli devletleri, kurumları tarafından verilen sözlerin tutulmadığı ülkeler yok mu? Var. Gizli-açık ekonomik, sosyal, siyasi sabotajlara uğrayan ülkeler yok mu? Var. Türkiye’nin farkı, bunların hepsini de eş zamanlı yaşıyor olmasıdır. Bunca tehdide aynı anda maruz kalıp da, dimdik durabilmeyi, hiç şaşmadan hedeflerine doğru yürümeye devam etmeyi başaracak Türkiye’den başka ülke var mıdır, işte onu bilmiyorum” diye konuştu.

“MİLLET ARKAMIZDAN YÜRÜDÜ VE BİZİ YALNIZ BIRAKMADI”

Bir taraftan terörle mücadele ederken diğer taraftan bütün terör örgütlerinin ortağı durumunda olan Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişimini püskürttüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu milletle birlikte yaptıklarını söyledi ve şunları ekledi: “Bunu işte o akşam çağrımıza uyan milletimizle beraber yaptık. Bu millet alnı öpülesi bir millettir. Hani şair diyor ya, ‘Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan’ diye; elhamdülillah millet arkamızdan yürüdü ve bizi yalnız bırakmadı. Bir anda hepsi meydanlara, hava limanlarına doldu, doluştu. Ama bir farkı vardı. Neydi? Bizim milletimiz tankların altına yattı, F-16’lardan F-4’lerden kaçmadı, helikopterlerin o mermilerine karşı göğsünü siper etti. Şairin ‘Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın’ dediği gibi, benim milletim göğsünü siper etti bu hayâsızca akını püskürttü. Çünkü onun istiklalin de istikbalinin de sigortası imanıydı, bunu yaptı.”

“SAPKIN BİR ÖRGÜTLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

“Bu coğrafyayı bin yıl önce vatanımız olarak belirlediğimiz günden beri kesintisiz bir mücadele içindeyiz. Şayet bu mücadeleyi bırakırsak, inanın bana, hem vatansız, hem devletsiz kalırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiç şüpheniz olmasın, 15 Temmuz, bu milleti bayraksız, vatansız ve devletsiz bırakma girişimidir. Çünkü bu girişimde bulunan ihanet şebekesinin ne millet diye, ne bayrak diye, ne vatan diye, ne devlet diye bir derdi yoktur. Onlar sözüm ona kendilerini ‘dünya vatandaşı’ sayıyorlar, örgütlendikleri 160 ülkenin tamamını da güya vatan kabul ediyorlar. Eninde sonunda oraları ele geçireceklerini söyleyecek kadar bu konuda özgüven sergilemeye çalışıyorlar. Amerika’yı da ele geçirecekler ha. Öyle diyorlar. Bunu da oraya yerleşmek suretiyle ‘işte bak buradan bu işi yönetiyoruz’ havasındalar. Bu bakımdan sadece itikadî olarak değil, ‘millî’ olarak da sapkın bir örgütle karşı karşıyayız.”

“15 TEMMUZ’UN EN BÜYÜK KAZANIMI, MİLLETİMİZİN BU İHANET ŞEBEKESİNİN GERÇEK YÜZÜNÜ GÖRMESİDİR”

15 Temmuz’da çok şehit verildiğini, çok sayıda yaralının olduğunu ve büyük bir tehlike yaşandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama 15 Temmuz’un en büyük kazanımı, milletimizin tüm fertleri ve kurumlarıyla, bu ihanet şebekesinin gerçek yüzünü görmesi, maskesini indirmiş olmasıdır. Milletimiz 15 Temmuz’da, sadece bu terör örgütüne değil, aynı zamanda benzer niyetlere sahip, benzer yöntemlere başvurmak isteyen herkese mesajını açık ve net bir şekilde vermiştir. Ne demiştir milletimiz? ‘Bizim bu ülkeden başka vatanımız yoktur’ demiştir. ‘Bu ülkemizi bu sapıklara bırakmayacağız’ demiştir. ‘Bizim gidecek başka yerimiz yoktur’ demiştir. Milletimiz o gece köken, meşrep, parti farkı gözetmeksizin sokaklara dökülerek, ‘bizim kendi birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden başka güvenecek dalımız yoktur’ demiştir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan milletin bu tavrının asla bir içe kapanma refleksi olmadığını ifade ederek,  “Mevlana Hazretlerinin pergel benzetmesinde olduğu gibi, bir ayağımızı Anadolu’ya sıkı sıkıya basma, diğeriyle tüm dünyayı dolaşma, tüm mağdurlara, mazlumlara, gariplere sahip çıkma iradesinin ifadesi olarak ortadayız” diye ekledi.

“KİMSENİN BU BAYRAĞI İNDİRMEYE, BU VATANI İŞGAL ETMEYE GÜCÜ YETMEZ”

Millet olarak ülkeye sıkı sıkıya sahip çıkılmadığı takdirde, Türkiye’nin diğer iddialarını, hedeflerini ve projelerini hayata geçiremeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Onun için meydanı ne FETÖ’ye, ne PKK’ya, ne DAEŞ’e, ne de başka örgütlere, ihanet çetelerine, terör odaklarına bırakmayacağız. İstiklal Marşımızda ifade edildiği gibi, “yurdumuzun üzerinde tüten en son ocak sönmeden” kimsenin bu bayrağı indirmeye, bu milleti esir etmeye, bu vatanı işgal etmeye gücü yetmez. Ecdadımız yüreği, bileği, kanı ve canı pahasına bu vatanı bize emanet etti; biz de 15 Temmuz’da, aynı bedeli ödeyerek ülkemizi gelecek nesillere bırakma kararında olduğumuzu gösterdik. Milletimle iftihar ediyorum. Bu millet birliğini, beraberliğini muhafaza ettiği sürece, Allah’ın izniyle, Türkiye’nin önünde kimse duramaz.”

7 Ağustos Pazar günü İstanbul Yenikapı Meydanı’nda Cumhurbaşkanlığı tarafından düzenlenecek olan Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne bütün milletin davetli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitinge TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile AK Parti, CHP ve MHP liderlerini davet ettiğini aktardı katılımlarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Şu ana kadar Sayın Bahçeli’nin bu davete icabeti haberini aldık, sağ olsunlar, var olsunlar. Ben tabii aslında Sayın Kılıçdaroğlu’nun da orada olmasını istiyorum, onlar da bir heyetle katılacaklarını şu anda açıklamış durumdalar. Öyle zannediyorum ki durumu tekrar gözden geçirir ve onlar da Pazar günü Yenikapı’da olma kararını verirler.”

“BU ÖRGÜTÜN BİR DE İŞ DÜNYASI AYAĞI VAR”

FETÖ ihanet şebekesinin 17-25 Aralık’la birlikte adliye ve emniyet başta olmak üzere, bürokrasideki gücünü kırma yönünde ciddi adımlar attıkları ve atmayı sürdürdüklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sinsi örgütün 15 Temmuz’la birlikte, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki yapılanmasının da deşifre olmaya başladığını dile getirdi. Şu anda yakalananların buzdağının görünen yüzü olduğunu, diğerleriyle ilgili çalışmalar sürdüğünü ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şüphesiz bu örgütün bir de iş dünyası ayağı var. En güçlü oldukları yer belki de orası. Çünkü kuraldır, finansı olmayan hiçbir proje başarıya ulaşamaz. Bu eli kanlı örgütün iş dünyası içindeki tüm bağlantılarını, tüm düzenini, tüm akarlarını tamamen kesmekte kararlıyız. Kimsenin gözünün yaşına bakacak durumumuz yok, acırsanız acınacak hale gelirsiniz” dedi.

Bu adımların atılmaması durumunda, şehitlere, gazilere, canları pahasına silahların, tankların, helikopterlerin, uçakların karşısına çıkan millete bunun hesabının verilemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ terör örgütüne aktarılan her kuruş, bu millete sıkılmak üzere namluya sürülmüş bir mermidir. Millete kurşun sıkanı nasıl affetmiyorsak, o kurşunu finanse edeni de affetmeyeceğiz. Geldiğimiz yer itibariyle artık bu yapının her okulu, her dershanesi, her evi birer terör yuvası, her şirketi, her derneği, her vakfı birer terör organizasyonudur. Bu hain yapıyla ve mensuplarıyla ilgili olarak hala ama-fakat diye başlayan cümleler kurmayı sürdürenler benim indimde gönlü onlarla birlikte olanlardır” açıklamasında bulundu.

“BU ADAMLAR KATİLDİR, ÇÜNKÜ ELLERİNE MASUMLARIN KANI BULAŞMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şu değerlendirmelere yer verdi: “Şu gerçekleri artık herkes kabul etmelidir: Bu adamlar katildir, çünkü ellerine masumların kanı bulaşmıştır. Bu adamlar riyakârdır, çünkü ikiyüzlülük karakterleri haline dönüşmüştür. Bu adamlar sinsidir, çünkü her işlerinin, her sözlerinin gerisinde başka niyet vardır. Bu adamlar hırsızdır, çünkü sınav sorularını çalarak, usulsüz atamalar yaparak milyonlarca insanın geleceğini çalmışlardır. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, Emniyet Teşkilatımızı yargıyı böyle ele geçirmişlerdir, devletin kurumlarını böyle ele geçirmişlerdir. Bu adamlar gaspçıdır, çünkü işadamlarından ve esnaftan tehditle, şantajla himmet adı altında çok büyük paralar toplamışlardır, belki aramızda da bunun muhatabı olanlar vardır. Bu adamlar haindir, çünkü dünyanın her köşesinde kendi ülkelerini, kendi milletini karalamak için çalışmaktadırlar. Bu adamlar maşadır, çünkü yaptıkları işlerin kahir ekseriyeti, kendilerinden ziyade başka birilerine, her zaman söylüyorum ya, üst akla hizmet etmeye yöneliktir. Yoksa o Pensilvanya’daki üst akıl değil ha, o kadar kafası çalışmaz, üst akıl başka, üst akıl başka. Ne demek istediğimi herhalde anlıyorsunuz? Ve bu adamlar fasıktır, çünkü yüce dinimizi sadece istismar etmekle kalmamış, aynı zamanda kendi örgüt çıkarları için tahrif etmeye yeltenmişlerdir.”

FETÖ ile ilgili bu değerlendirmelerinin ardından, “Şimdi soruyorum sizlere; bu ihanet şebekesinin ve mensuplarının arkasında durmak için aklı, izanı, vicdanı, ahlakı, imanı olan herhangi bir kişinin nasıl bir sebebi olabilir?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan,  bu açık fotoğrafa rağmen aklını kullanmayanların aynı ihanete ortak olacağını söyledi.

“ALÇAKLIK BİR KARAKTER MESELESİDİR”

Örgüt mensuplarının sosyal medya ortamlarında ’14 Ağustos’u bekleyin’ şeklindeki hezeyanlarıyla kendi taraftarlarına moral vermeye, milleti tehdit etmeye çalıştıklarını hatırlatarak, “Biz namert değiliz, biz merdiz mert. Biz seferle emrolunduk zaferle değil. Zafer, hakimler hakimi olan Allah’a aittir. Biz onu yapacağız, biz şu anda seferdeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan devamında şöyle konuştu: “Kardeşlerim, alçaklık bir karakter meselesidir. Zaman ve mekân  tanımaz. Şahsiyetiniz kirlenmişse, günün 24 saati, yılın 365 günü ihanetinizi dışa vurabilirsiniz. Attıkları her adım onları içinde bulundukları foseptik çukurunda biraz daha aşağıya çekiyor ve daha da çekecek. Yedikleri her darbe, onların çirkin yüzünü daha da ifşa edecek, daha neler çıkacak. Milletimiz onların boylarının ölçüsünü aldı. Ölçtük, boyları ne kadar belli. Şairin dediği gibi, ‘kaderin üstündeki kader’ onlar için hükmünü verdi. Artık ne yapsalar, ne söyleseler, ne tehditler savursalar boş. Biz önlemlerimizi almaya mutlaka devam edeceğiz. Ama şundan emin olun: Rabbimin ve milletin hükmünden daha büyük bir tedbir yoktur.”

“FETÖ ihanet şebekesinin mensupları sadece ve sadece Pensilvanya’daki şarlatana inanıyor, hayatlarını onun için yaşıyorlar. Dünyalarıyla birlikte ahiretlerini de yaktıklarının farkında değiller” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, inanç dünyamızla bu anlayışın en küçük bir ortak noktasının olmadığını vurguladı ve iş adamlarına hitaben, “İçinizde veya çevrenizde hala bu gafletten uyanamayan varsa müsamahayı, merhameti, hüsnüniyeti bir kenara bırakın, derhal onları adalete teslim edin; bak bu kadar açık konuşuyorum” ricasında bulundu.

“ODALAR VE BORSALAR AHİLİK GELENEĞİNİN BUGÜNKÜ TEMSİLCİLERİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, odaların ve borsaların tarihimizdeki ahilik geleneğinin bugünkü temsilcileri olduğunu belirterek, ahinin; sadece işini yapan, üreten, sanatını icra eden kişi olmayıp aynı zamanda yeri geldiğinde ülkesi ve milleti için malıyla, canıyla, yüreğiyle mücadele eden, geleceği de inşa eden kişi olduğunu söyledi.

Esnaf, sanatkar ve işadamlarının, 15 Temmuz’da gösterdikleri güçlü duruşu ve verdikleri mücadeleyi yakından bildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin gerisindeki amaçlardan birinin de, Türkiye’nin tüm birikimlerini yok etmek, birilerine peşkeş çekmek olduğunun farkında olduklarını dile getirdi.  Bu oyunun defalarca oynandığını ve bunun bedelini bu milletin defalarca ödediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu defa da başaramadılar. Şimdi artık kazanımlarımızı koruma değil daha çok çalışma, daha çok üretme, daha çok ihraç etme, daha çok istihdam etme, daha çok dünyayı dolaşma zamanıdır. Daha çok koşacağız. Gördüğünüz gibi, yaşanan darbe girişimine rağmen ekonomimiz çok sınırlı ve kısa sürede telafi edilen bir dalgalanma dışında yolunda ilerlemeye hamdolsun devam ediyor. Batı başka şeyler bekliyordu, zil takıp oynayacaklardı; ama Rabbim onlara bu fırsatı vermedi. Zilleri de ellerinde kaldı, oturdukları yerde kaldılar” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete duyulan minnetin ve teşekkürün, ekonomiyi sürekli ileriye taşıyarak, refahı sürekli artırarak ifade edilebileceğine dikkat çekti ve iş adamlarına hitaben, “Bunun için sizlere çok önemli görevler düşüyor. Küresel krizin derinlemesine yaşandığı 2007 yılından bu yana 7,3 milyon yeni istihdam üreten bir ekonomik başarının sahipleri olarak sizlere güveniyorum” dedi.

“DEVLET VE ÖZEL SEKTÖR BANKALARI KONUT KREDİLERİNİ DÜŞÜRMELİ”

Darbe girişimine rağmen uluslararası finansman konusunda Türkiye’nin hiçbir sıkıntısının olmadığına, tam tersine 15 Temmuz’dan sonraki borçlanma ihalelerine dahi beklenenin çok çok üzerinde talep geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası’ndaki döviz rezervinin azalmak yerine artarak 125 milyar doların üzerine çıktığını açıkladı ve şunları ekledi: “Milletimiz ihanetin sadece askeri ve siyasi yönünü değil ekonomik yönünü de deşifre ettiği için, darbe girişiminin ardından döviz almak için değil döviz satmak için bankalara hücum etti. Bu millet ne büyük millet… Daha ertesi gün 2,5 milyar dolar piyasaya boca ettiler, hemen ertesi gün. Niye? Devletine güveniyor.”

15 Temmuz’dan bu yana dövizden Türk Lirasına geçişte ortaya çıkan rakamın 10 milyar doları bulduğunu, hükümetimiz gerekli tedbirleri alarak özellikle piyasanın likidite ihtiyacını karşılayacak adımlar atarak ekonomi alanında da süreci başarılı bir şekilde yönettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve özel sektör bankalarının konut kredilerini düşürmelerini istedi.  Bankaların yatırım kredilerini de düşürerek ‘sürümden kazanabileceğini’ söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yatırım ortamını iyileştirmek için gereken hukuki düzenlemeler, bürokrasinin azaltılması, vergi sisteminin etkinleştirilmesi, birtakım süreçlerin basitleştirilmesi gibi tedbirleri kısa sürede hayata geçireceğiz. Artık bu ülkenin kaynakları, imkânları, potansiyeli hiç kimsenin değil sadece ve sadece milletimizin hizmetinde olacaktır. Bu noktada özellikle sizlerin de gereken çabayı göstereceğinize, devletimizle el ele vererek Türkiye’yi büyütecek, ekonomimizi daha da güçlendirecek adımları atacağınıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.

“DEVLETİ YENİDEN YAPILANDIRMAYA MECBURUZ”

Konuşmasında alınan olağanüstü hal kararı 15 Temmuz sonrasında atılan köklü adımlarla ilgili değerlendirmelere yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, devleti yeniden yapılandırmaya, A’dan Z’ye, tepeden tırnağa yapılanmayı gözden geçirmeye mecbur olduklarını bildirdi. Gerekli kimi yasal düzenlemeler için Anayasa değişikliğinin gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ticaret, eğitim, sağlık gibi alanlarda yaşanan sıkıntıları gidermek için yapılacak anayasa değişikliği konusunda siyasi parti liderleri ile yaptığı görüşmelerde, kendilerine ‘Oturup bir araya gelip hemen süratle şunları Parlamentoda hallederseniz ülke rahatlar. Devlet, millet rahatlar.’ dediğini aktardı.

Aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de yeniden yapılandırılması gerektiğini ve bu noktada süratle atılması gereken adımların olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatalar olmaz mı? Olur. Eksikler olmaz mı? Olur. Bunları da zaman içerisinde gideririz. Ama biz hala 50’li yılların yasalarıyla bu ülkeyi idare edemeyiz, edemeyiz ve darbe yasalarıyla bu ülkeyi idare edemeyiz” sözlerine yer verdi. Yapılacak önemli yasa değişiklikleriyle devletin omurgasının çok daha güçlü bir hale geleceğini, bunun da milletin ve devletin geleceğe çok daha emin adımlarla yürümesini beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte emeği geçen kişi ve sivil toplum kuruluşlarına takdirlerini ifade ettiğini söyledi.

 

En Son Haberler

Developed by JoomVision.com
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4
Slideshow Image 5
Slideshow Image 6
Slideshow Image 7
Slideshow Image 8

Web sitemizi nasıl buldunuz?

Web sitemizi nasıl buldunuz?
 


 

  

 

 

 









 


 



tobb hizmetleri hk


 



 

 

 

 

Copyright © 2011 Biga Ticaret ve Sanayi Odasi